372 s, Türkçe.
MÖ 2. binyılda Mezopotamya’nın kadim bilgeliği ile Doğu Akdeniz
ticaret ağlarını birleştiren Ugarit, hiç şüphesiz kendine özgü
bir kimliğe sahiptir. Mısır ve Hitit gibi büyük imparatorlukların
gölgesinde yeşeren bu eşsiz liman kenti, sadece bir yerleşim yeri
değil aynı zamanda ticaretin ve diplomasinin anahtarı niteliğinde
Doğu Akdeniz’in parlayan incisiydi.
Türkçe literatürdeki büyük bir boşluğu dolduran bu eser, Ugarit’i
“stratejik konumu ve ticari önemi olan bir kent” şeklindeki dar
perspektiften ziyade onu tüm toplumsal katmanlarıyla analiz
ediyor. Çok dilli çivi yazılı tabletlerden elde edilen bilgiler ışığında
titizlikle hazırlanan bu çalışma, ülkedeki krallık yönetiminden
metalürjideki ustalığa, tüccarların kurduğu devasa küresel
ağlardan sıradan insanların günlük yaşamına kadar uzanan
genişlikte ilgi çekici bilgiler içeriyor.
Elinizdeki bu eser okuyucusunu, medeniyetler kavşağındaki
Ugarit’in; başta toplum ve ticaret yapısı olmak üzere birçok
yönünü keşfe davet ediyor. Ülkemizde şimdiye değin hak ettiği
ilgiyi görememiş Ugarit’e dair çalışmaların artarak çoğalması
temennisiyle…